Suç Hangi Aşamalarda Cezalandırılabilir?

Günümüzde suçun cezalandırılmasına icra hareketleri ile başlansa da son zamanlarda suçun düşünce ve hazırlık safhasında da cezalandırılabileceği fikri tartışılıyor. 4 min


56

GİRİŞ

Ceza hukukunda suç, tipe uygun, hukuka aykırı, kusurlu bir insan davranışı olarak tanımlanmıştır. Ceza ise, ölçütlere uymayan davranışlara karşılık zorla uygulanan yaptırımlar olarak tanımlanmak suretiyle ele alınmaktadır. Bir suçun oluşum süreci (iter criminis) incelendiğinde, bu aşamaların sırasıyla şöyledir: Suçu işleme kararı (düşünce), hazırlık aşaması, icra hareketleri ve neticedir.

1- DÜŞÜNCE AŞAMASI

İlk aşama düşünce hareketidir. Fail, bir suçu fiilen işlemeden önce tabii olarak bu suça ilişkin bir düşünce aşaması geçirmektedir. Bahsi geçen aşamada fail, işlemeyi planladığı  suça dair detayları netleştirir. Örneğin, suçun nerede, ne zaman veyahut hangi araç ile işleneceği, failin suçu işleme kararını verdiği “düşünce” aşamasında ortaya çıkar. Bu aşama, işlenecek suçun büyüklüğüne bağlı olarak, günler, haftalar veya aylar sürecek kadar uzun olabildiği gibi kısa bir düşünme süreci şeklinde de gerçekleşebilir; lakin düşünme aşamasının sadece kasten işlenen suçlarda bulunacağı unutulmamalıdır, taksirle işlenen suçlarda düşünce aşaması yoktur. Buna ek olarak, düşüncenin ispatı imkansız denebilecek kadar zordur. Bu nedenlerdendir ki, düşünce her ne kadar açık veya kötü olursa olsun, kural olarak, bu suçlar cezalandırılamaz.

2-HAZIRLIK AŞAMASI

İkinci aşama suça hazırlık aşamasıdır ve kural olarak cezalandırılmaz. Bu aşama, suçu işlemeye karar veren failin suçun amacı doğrultusunda yaptığı hareketleri. Hazırlık hareketleri ancak tek başına suç teşkil ettiği durumlarda cezalandırılabilir. Klasik bir örnek olarak, A, B’yi öldürmek için yanına aldığı ruhsatsız silahla evinden ayrıldığında kolluk kuvvetleri tarafından yakalanırsa yalnızca ruhsatsız silah bulundurma sebebiyle cezalandırılabilir. Oysa A, B’yi öldürmek için yanına aldığı fare zehri ile yakalanırsa bu davranışı cezalandırılmaz, çünkü fare zehri bulundurmak bir suç değildir. Hazırlık aşamasının neden cezalandırılamayacağına dair farklı görüşler vardır. Bazı görüşler irade zayıflığını ( hareketin neticeye uzak oluşu) öne sürerken tehlikesizlik ( kast edilen suç bakımından çok az bir tehlike oluşu) görüşünü öne sürmektedir. Buna karşın, bazı ceza kanunlarında bu aşama cezalandırılabilmektedir. Zaten, bu yazının amacı da bu istisnai halleri incelemektir, bu konuya ileride değinilecektir.

3-İCRA AŞAMASI

Üçüncü aşama icra aşamasıdır ve kural olarak suçun cezalandırılması bu aşamadan itibaren başlar. Bu aşama, failin düşündüğü ve hazırlık yaptığı eylem fikrini faaliyete geçirdiği aşamadır. Buradaki temel sorunu ise icra hareketinin başlangıcını tespit etme konusu oluşturmaktadır. Suçun icrasının hangi andan itibaren başladığı farkı şekillerde açıklanmakta ise de sonuç olarak varılan nokta, bu aşamanın tespitinin hakim tarafından tüm koşulların ele alınması sonucu ve iyi bir muhakeme ile verebileceğidir.

4-NETİCE AŞAMASI

Son aşama ise neticedir. Bu aşama ikiye ayrılır: Tamamlama anı ve son bulma anı. Tamamlama anı, suç oluşturacak fiilin, kanundaki suç tipine uygun olarak tamamlanmasını ifade ederken son bulma anı ise son aşamadır. Burada son aşamadan kasıt, son bulma anını oluşturan hareketten sonraki bir aşamadan bahsedilemediği aşamadır. Bu aşama, artık suçun en ileri seviyeye çıktığı aşama olarak da karşımıza çıkmaktadır. Suçun ne zaman işlendiği yani tamamlanma anının mı, sona erme anının mı esas alınacağı sorunu konusunda ise bu seçimin çeşitli kurumlara göre farklılık göstereceği söylenmelidir.

SONUÇ

Dile getirilen aşamalar ışığında, gerek Türk Ceza Hukuku gerekse diğer ulus Ceza Hukukları incelendiğinde, ilkesel olarak, cezalandırmanın ortaya çıkışı suçun icra hareketlerinden başlamakta yani suçun düşünce aşaması ve suça hazırlık aşaması cezalandırılamamaktadır. Lakin son zamanlardaki bazı gelişmelere bakıldığında, özellikle Alman Ceza Hukukundaki, suçun bazı hallerde düşünce veya hazırlık aşamalarında da cezalandırılabileceği öne sürülmektedir. Bu düşüncenin temelinde, açık ve saik bir şekilde ortada olan bazı durumları görmezlikten gelmenin ( hukuk sistemi dışında tutmanın) bir ihmalkarlık yaratacağı fikri yatmaktadır.

Bahsi geçen durumlara örnek olarak, bir terörist kampını ziyarete giden biri ele alındığında, bu kişinin içten içe bu oluşumlara sevgi beslediğini veyahut ilgi duyduğunu anlamak açık bir durumdur. Burada kişinin terörist kampına gitmesi bir hazırlık hareketi olup mevcut Ceza Hukuku sistemlerinde cezalandırılması mümkün değildir; lakin bazı ceza kanunları bu tür durumlara “önleyici tedbirler” başlığı kapsamında ele almaktadır. Ele alınan bu tedbirler bazen tedbir lafzının sınırlarını aşıp adeta bir ceza durumuna gelmektedir. Bu görüş taraflarınca verilen bir diğer örnekte, kendisinin pedofili ( yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocuklar veya ergenliğe yeni girmişleri cinsel açıdan çekici bulması) olduğu herhangi bir şekilde ( kendi ifadesi ile veyahut kişinin hareketlerinden anlaşılabilecek açıklıkta) anlaşılan kişinin durumu incelenmektedir. Bu örnekte verilen olay henüz “düşünce” aşamasında olduğu için gelişmiş ceza hukukunda cezalandırılamaz. Buna karşın, bu düşünce için tedbir alınması veya düşüncenin cezalandırılmasında “çocuk hakları” bakımından üstün bir fayda bulunmaktadır.

Özetle, günümüz mevcut ceza hukukunda suçun cezalandırılması her ne kadar suçun icrası aşamasından başlasa da son zamanlarda buna karşın görüşlerde          (suçun düşünce ve hazırlık aşamalarında da cezalandırılabileceği) ortaya çıkmaktadır. Her iki görüşün de kendini savunabileceği mantıklı tezleri bulunması, ele alınan durumun
çözülmesini daha da karmaşık bir hale getirmekte ve bir sonuca bağlamayı zorlaştırmaktadır.

Kaynakça

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

56

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.