Kelimelerin Hukuk Disiplinlerine Göre Farklılaşan Anlamları ve Bir Örnek Olarak Maddi Kelimesinin Kullanımı

Günlük yaşantıda da sıkça karşılaştığımız "maddi" kelimesinin hukuk terminolojisindeki karşılığını ve kullanımını inceledik.5 min


126

Hukuk fakültesine yeni başlayanlar için en temel sorunlardan biri günlük yaşantıda kullanılan kelimelerin çağrışımı ile hukuk terminolojisinde yer alan kavramlar arasındaki farklılıkları benimseyebilmek ve sonra da bunu diğer insanlara aktarırken “münasip bir dil” kullanabilmektir. Fakülteye girmeden önce kullandığımız kelimelerin hukuksal boyutta bambaşka şekilde kullanıldığını görmek ve bunu hazmedebilmek şüphesiz zaman alır. Üstelik aynı kelimenin farklı hukuk disiplinlerinde de yine farklı anlamlar taşıması da mesleki bilginin bir başka cilvesidir.

Hukuk terminolojisinde sıkça kullanılan maddi kelimesinin farklı kullanımlarına gerek hukuk eserlerinde gerekse de mevzuatta rastlamak mümkündür. Güncel yaşantıda, daha ziyade, “parasal olan” anlamında kullanılan maddi kelimesi hukuk bilimi için oldukça farklı anlamlar taşımaktadır. Öyle ki hukukun tanımı da maddi kelimesi yerini almaktadır. Yapılan birçok farklı hukuk tanımı olmasına rağmen kritik nokta bu kelimede yoğunlaşmaktadır. Hukuk toplumsal düzen kurallarından devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırımlı kurallar bütünüdür.

Bu tanımda yer alan maddi kelimesinin iki yönü bulunmaktadır. Yaptırımın maddi olmasından kastedilen somut sonuçların varlığıdır. Soyut olmayan, maddesel yani somut nitelikli yaptırım anlamı taşımaktadır. Bu anlamda vurgu yapılan olgu zorlayıcılık unsurudur. Eğer kişi hukuk kuralını ihlal etmişse bunun yaptırımı zorlayıcı olacak, yani devletin ön gördüğü yaptırıma katlanmak mecburiyetinde olacaktır. Örneğin cezaevine girmek, tazminat ödemek, malvarlığı değerlerine haciz konulup bunların satışından borcun tahsil edilmesine katlanmak mecburiyeti hukukun zorlayıcılık unsuruna işaret etmektedir.

İkinci olarak ise manevi olmayan ve onun zıt anlamını teşkil eden bir nitelik bulunmaktadır. Hukuk kuralları dışında kalan toplumsal düzen kurallarının yaptırımı manevidir. Burada manevilikten kasıt diğer toplumsal düzen kurallarını örneğin görgü veya ahlak kurallarını ihlal etmenin yaptırımının ayıplama, kınama gibi davranışlarla sınırlı olmasıdır. (Bu da kişilerin manevi dünyası ile alakalıdır ve onunla sınırlıdır. Dolayısıyla zorlayıcılık söz konusu değildir. Bunun anlamı kişilerin kuralı ihlal etmesi durumunda başka kişilerin onları kuralın ihlaline bağlanan yaptırıma katlanmaya ve onun gereğini yerine getirmeye zorlayamamasıdır. Manevi yaptırım yani ayıplama ve kınama gibi tutumlar kuralı ihlal edeni bundan vazgeçmeye, davranışın zararlı sonuçlarını gidermeye yöneltebilir, ancak zorlayamaz. Temel fark budur. Maddi yaptırım dış dünyada muhakkak bir değişiklik sağlarken, manevi yaptırım dış dünyada böyle bir sonucu sağlamayabilir. Maddi yaptırım, buna katlanmaya zorlayabilirken, manevi yaptırım buna elverişli değildir. Maddi yaptırım devlet organları ile ilgiliyken manevi yaptırım toplumu oluşturan bireylerin iç dünyası ile ilgilidir. Yaptırımın tepki olması sebebiyle manevi yaptırımın kaynağı toplumu oluşturan bireylerin manevi dünyası ve yöneldiği yer de kuralı bozanın manevi dünyasıdır. Maddi yaptırımın kaynağı ise hukuk düzeni yöneldiği yer ise kuralı bozanın dış dünyasıdır ve güç kullanma söz konusudur.)

Maddi hukuk kavramı hak ve borç sahibi olmaya ilişkin esasları ve hukuksal düzenlemeleri tanımlamak için kullanılır. Usul hukukundaki ispat ve yasal yolları kullanarak korumanın aksine maddi hukuk Medeni hukukta maddi unsur deyişi örf adet hukukunun unsurları arasında sayılırken yer bulmaktadır. Buradaki kullanım devamlılık ve tekrarlanmanın dış dünyada gerçekleşiyor yani gözlenebilir olmasını vurgulamaktadır. Maddi bütünlük ise kişinin bedensel varlığına işaret eder. Ekonomik bütünlük kişinin ekonomik menfaatlerine ilişkin kişilik hakkı değerlerini, manevi bütünlük ise kişinin psişik ve bunun toplumsallığa akseden yönünü ifade etmek için kullanılır. Bütünlük ifadesi bu varlıkların doğası gereği birbiri ile yapısal beraberliğinin olduğu ve istisnai durumlar dışında bu bütünlüğün bozulmasının hukuk düzeni tarafından korunmamasına alamettir.

Maddi imkansızlık ekonomik yetersizliği akla getirse de borçlar hukukunda bir borcun yerine getirilmesinin nesnel olarak mümkün olmadığını anlatmak için kullanılır. Örneğin parça borcu niteliğinde bir otomobilin yok olması sözleşmenin ifasında maddi imkansızlığın ortaya çıkması anlamına gelir. Maddi zarar ekonomik eksilmeyi, maddi tazminat ise hukuka aykırı bir davranışla ekonomik eksilmenin giderilmesi yaptırımını ifade eder. Maddi fiil ise hukukun sonuç bağladığı amaca yönelmeksizin ve hukuki bir işlem gerçekleştirmeksizin dış dünyada yaratılan bir değişikliğe hak kazanımın bağlandığı fiillerdir. Örneğin bir başkasına ait mermeri heykele dönüştüren kişi mermerin ekonomik değerini ödemek suretiyle heykelin mülkiyetini kazanabilecektir.

Ticaret hukukunun temel kavramı olan ticari işletme, bir kişiliğe sahip olmayıp fabrika, atölye, lokanta gibi üretim birimlerini tanımlamak için kullanılır. Bu faaliyet çerçevesinde kullanılan tüm araçlar birer malvarlığı değeridir, mülkiyeti tacire aittir ve onları ticari işletmeye özgülemektedir. Özgüleme malların işletme faaliyetinde kullanma ile sınırlandırılmasını ve işletme faaliyetine sunulmasını da karşılamaktadır. Ticari işletmenin unsurları devamlılık, bağımsızlık ve esnaf düzeyini aşan kazanç sağlama hedefi iken ticari işletmeye özgülenen değerler maddi ve ticari işletmeye sağlanan malvarlığı unsurları maddi ve gayri maddi olarak ayrılır. Maddi unsurlar  fiziki varlığı olan ve değeri para ile ölçülebilen unsurlardır. Gayri maddi unsurlar ise fiziki varlıkları olmayan ancak ekonomik değeri bulunan fikri mülkiyet hakları, -eğer var ise- kiracılık hakkı ve peştemaliye yani müşteri çevresi hakkı gibi hakları tanımlamak için kullanılır.

Ceza hukukunda amaç maddi gerçeği yani somut vakıaları ortaya çıkarmaktır. Suçun maddi unsuru failin dış dünyaya yansıyan davranışlarıdır. Manevi unsur ise bu davranışa iradenin yönelim saikiyle alakalıdır. Bilhassa geçtiğimiz yıllarda tanık olduğumuz ve sonrasında beraat ile sonuçlanan devlete karşı suçlara ilişkin davalardaki kararların; yüksek yargı tarafından inceleme yapıldığında bozulmasının nedeni sanıkların her ne kadar bu düşünceye sahip ve plan tartışmaları yaptığı tespit edilmiş olsa da icrai davranışlara hiçbir surette geçilmemiş olduğun belirtilmiştir. Oldukça önemli olan bu kavram niyet okuma ile fikri ve amaçsal birlikteliğin tek başına cezalandırmaya yetmeyeceğini ortaya koyması açısından oldukça manidardır. Yine maddi cebir fiziksel şiddet uygulamayı, manevi cebir ise mağdura psikolojik baskı yaparak emir ya da yasak normunu ihlal etmeye zorlamayı tarif etmek için kullanılmaktadır.

Kelimelerin bir bilime konuk olduğunda terimleştiği bilinen bir olgudur. Hukukta da gerek doktrin gerekse de kanun ve diğer yazılı düzenlemeler ile kelimelerin muhtevasının farklılaştığı görülmektedir. Hukuk disiplinlerinin temel kavramları ele alındığında maddi kelimesinin genel itibariyle somut, nesnel (objektif) olan – kişiye göre değişkenliği kabul görmeyen, fiziki varlığı olan, dış dünyada gözlemlenebilir olan ve nihayet maddesel anlamında kullanıldığı görülmektedir.

Kaynaklar

  • Antalya, Gökhan – Topuz, Murat. ”Medeni Hukuk”. 3. Baskı. Ankara: Seçkin Yayınevi, 2019.
  • Antalya, Gökhan. ”Borçlar Hukuku Genel Hükümler”. 2. Baskı. Ankara: Seçkin Yayınevi, 2019.
  • Özekes, Muhammet. ”Temel Hukuk Bilgisi”. 10. Baskı. Ankara: Yetkin Yayınevi, 2019.
  • Topuz, Murat. ”Maddi Zarar ve Bu Zararın Belirlenmesi”. 1. Baskı. İstanbul: On İki Levha, 2011.

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

126
CaglarKoyuncu22
Öğretim Görevlisi/Hukukçu

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.