Modern hukuk dünyasının eli maşalısı, verdiği cezalarla şirketlerin korkulu rüyası olan rekabet hukukunu ve ülkemizdeki uygulamaları.
Rekabet hukuku nedir ?
Rekabet hukuku kısaca ; rekabeti engelleyici, bozucu, kısıtlayıcı ve ortadan kaldırmayı amaçlayan her türlü eylemlere ve anlaşmalara karşı koruma sağlamaktır.

Peki neden bu koruma ihtiyacı doğmuştur?
Çünkü piyasaların kendi başına bırakılması sonucunda piyasadaki teşebbüslerin yıkıcı bir yarış içine girmeleri, yarışma yerine toplumsal refahı ve iktisadi gelişmeyi olumsuz etkileyecek işbirliklerine gitmeyi ya da iktisadi güçlerini kullanarak sömürücü ve dışlayıcı eylemlerde bulunmayı tercih ettikleri bir ortama dönüşme riskiyle karşı karşıya kalınması devlet müdahalesini kaçınılmaz kılmaktadır.
Bu tür eylemler, aynı zamanda girişim özgürlüğünü de kısıtlayacak, böylece temel demokratik hak ve özgürlükler sekteye uğramış olacaktır. Anılan sorunların bertaraf edilmesi, ekonomik sistemin bir rekabet kanunu ile desteklenmesi ve bu kanunu uygulayacak etkin bir rekabet otoritesinin tesis edilmesi ile mümkün olabilecektir. Bunun için devlete Anayasa ile görev bile verilmiştir. Zira Anayasa’nın 167. maddesi “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler” diyerek devleti Rekabet Hukukuna ilişkin düzenlemeler yapmakla yükümlü kılmıştır.
Nereden doğdu bu rekabet hukuku ?
Gerçek anlamda ilk rekabet hukuku düzenlemesi 1890 yılında Scherman Act ile ABD ’de gerçekleştirilmiştir. Avrupa’da ise rekabet hukuku 2. dünya savaşı sonrasında başlamıştır. Özellikle Almanya ve İngiltere’de gerçekleştirilen yasal düzenlemeler Avrupa’daki rekabet hukukunun temel yapı taşlarını oluşturmuştur.
Türkiye’ye de AB müktesebatına uyum dahilinde 13 aralık 1994’te çıkarılan 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile gelmiş; bu kanunu işletecek kurum olan Rekabet Kurulu 1997’de göreve başlamıştır.
Rekabet hukuku ile haksız rekabet aynı şey mi ?
Haksız rekabet, rekabet hukuku tarafından korumaya alınmış sınırlar içerisinde kullanılan rekabet etme hakkının dürüstlük kuralları kapsamında kullanılmasını sağlamak ve rekabet edebilme hakkının kötüye kullanılmasını engellemek için vardır. Haksız rekabet anlamında esas kaynağımız ise 6102 s. Türk Ticaret Kanunu 54-63. maddelerinde yer alan düzenlemelerdir. Rekabet hukukunun ise 4054 sayılı rekabetin korunması hakkındaki kanunudur.
Rekabet hukuku neyi amaçlıyor ?
Mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak.
Rekabet hukukuna aşina olmayanlar için hemen akla ‘bunun amacı tüketiciyi ve küçük esnafı korumaktır’ düşüncesi gelebilir. Fakat asıl amaç iktisadi etkinliği sağlayarak toplumsal refahın en üst seviyeye çekilmesi olup, tüketici ve küçük esnafın korunması ise işlev bakımından ön plana çıkmaktadır.
Bu korumayı sağlamak için kurulan Rekabet Kurumu son günlerde verdiği cezalarla konuşuluyor işte o cezalar..!

1. Google: 93.083.422,00 TL idari para cezası, Rekabet Kurulu’dan yapılan açıklamada, Android işletim sistemli mobil cihazlarda Google arama çubuğunun varsayılan olarak yüklenmesi nedeniyle cezanın kesildiği ifade edildi.
2. Yemek şirketleri: Sodexo 3.2milyon, Erdened 3.9 milyon, Network 640 bin TL idari para cezası; aralarında anlaşma yaparak hakim durumu kötüye kullanmaları nedeniyle bu şirketler komisyonu en %7’den alıyorlarmış.
3. Sahibinden.com: 10.680.425,98 TL idari para cezası; emlak sektöründe hakim durumda olup bu hakim durumu kötüye kullandığı için; reklamlarındaki vaat ve uygulamaları nedeniyle bu cezayı alıyor.
4. Enerjisa bünyesindeki 4 şirkete toplam 143 milyon idari para cezası verildi; gerekçe ise hakim durumlarını kötüye kullanmaları ve tüketicileri mecburiyete zorlamak.
5. Mey içki: 155 milyon 782 bin TL idari para cezası; hakim durumda olduğu rakı pazarında diğer teşebbüslerin faaliyetlerini açıkça engellediği gerekçesiyle verilmiştir. Zira mey içki rakıların raflarda nasıl gösterileceğinden hangi rafta kaç rakısının bulunacağına kadar anlaşmalar yapıyormuş.
6. Yemeksepeti: 427 bin 977 lira idari para cezası; online yemek siparişinde hakim durumda olan şirketin en çok kayrılan müşteri şartı uygulamaları ile rakip platformlarda daha iyi koşullar (fiyat, indirim, promosyon, menü içeriği, ödeme şekli, gönderim bölgesi ve limiti gibi) sunulmasını önlemek, rakip platformların tanıtımlarını engellemek, rakip platformlarla çalışmamaları karşılığında restoranlara promosyon sağlamak suretiyle ceza verilmiş ve sonrasında “Joker” uygulamasıyla rekabeti ihlal edip etmediği incelendi.( evet şaka değil joker yüzünden )
Gördüğümüz gibi verilen cezalar gayet ciddi. Rekabet kurulu öyle incelemeler yapıyor ki, şirket CEO’larının beraber kahvaltı yapmasından tutun da aynı mekana gitmelerini bile anlaştıklarına dair bir delil teşkil ettiğini söyleyebiliyor.

En nihayetinde rekabet hukukunun konusu piyasada faaliyet gösteren herkes olabilir, sadece şirketler değil! Bu yüzden herkesin dikkat etmesi gereken bu kurumu ve uygulamalarını sizlere kısaca anlatmaya çalıştık.
Dürüst rekabet etmekten korkmayın! Zira yukarıda bahsettiğim kanun, rekabet oluşması ve korunması için vardır.
KAYNAKÇA
2. Gönenç Gürkaynak- Rekabet Hukukunun Amacı
[zombify_post]
0 Yorum